loading.gif
mobile-banner-bg

Kadın Kollarımızdan 28 Şubat darbesine yönelik basın açıklaması

Kadın Kollarımızdan 28 Şubat darbesine yönelik basın açıklaması
28 Şubat 2026 - Cumartesi

Beyazıt Meydanı'nda, 28 Şubat post-modern darbesinin 29. yıldönümünde Genel Merkez Kadın Kolları ile İstanbul İl Kadın Kolları tarafından basın açıklaması düzenlendi.

Basın açıklamasında; Genel Merkez Kadın Kolları Başkanımız ve İstanbul Milletvekilimiz Tuğba Işık Ercan, İstanbul Kadın Kolları Başkanımız Saliha Demirer, İstanbul Milletvekillerimiz: Behiye Eker, Yıldız Konal Süslü, Rabia İlhan ve Şengül Karslı yer aldı.

Meydanda “Gelişime Engel Değil” yazısı yazıldı ayrıca başörtülerinin yer aldığı flama sergilendi. 

Basın açıklamasında konuşan Genel Merkez Kadın Kolları Başkanımız Tuğba Işık Ercan, 28 Şubat sürecinin eğitim ve inanç özgürlüğü üzerinde derin yaralar açtığını belirterek, özellikle başörtülü genç kızların eğitim haklarının sistematik biçimde engellendiğini ifade etti. Ercan, 28 Şubat’ın millet iradesine ve temel hak ve özgürlüklere yönelik bir müdahale olduğunu vurguladı.

Beyazıt Meydanı’nın ve İstanbul Üniversitesi kapısının, üniversite kapılarından çevrilen genç kızların hafızasında önemli bir yere sahip olduğunu belirten Ercan, başörtüsü nedeniyle eğitim ve çalışma hayatında mağduriyet yaşayan kadınların unutulmayacağını söyledi.

Açıklamada, AK Parti İstanbul İl Kadın Kolları Başkanlığı tarafından hazırlanan “Yüzyılın İmzası” sergisine de değinildi. Sergi kapsamında hazırlanan “411 El” eseri daha önce Galata Kulesi önünde sergilenmişti. 28 Şubat sürecinde üniversite kapılarından çevrilen genç kızları temsilen hazırlanan ikinci eser ise Beyazıt Meydanı ve Marmara İlahiyat Fakültesi önünde tanıtıldı.

Tuğba Işık Ercan, 2013 yılında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde kamuda başörtüsü yasağının kaldırılmasıyla birlikte Türkiye’de özgürlük alanlarının genişlediğini ifade ederek, AK Parti’nin vesayetçi anlayışlara karşı mücadelesini kararlılıkla sürdürdüğünü kaydetti.

AK Parti Kadın Kolları olarak 28 Şubat sürecinde yaşanan mağduriyetleri unutmayacaklarını vurgulayan Ercan, demokrasiye, hukuka ve milli iradeye sahip çıkmaya devam edeceklerini sözlerine ekledi.

Basın Açıklamasının Metni:

Türkiye’nin yakın tarihine karabasan gibi çöken, 28 Şubat post modern darbesinin 29. Yılındayız.  Ve bu süreci, İstanbul Üniversitesi Beyazıt Kapısı önünde bir kez daha hatırlıyoruz.

Arkamızda duran bu kapı, içinde bulunduğumuz bu meydan, bu üniversite; ülkemizin genç kızlarının eğitim hakkının sistematik biçimde engellendiği, özgürlüklerinin örselendiği, hayallerinin yarım bırakıldığı günlerin hafızasıdır.

28 Şubat, milyonlarca insanın hayatını doğrudan etkileyen, umutlarını sekteye uğratan, özgüvenlerini sarsan, ağır bir ayrımcılık düzeni olarak hafızalara kazındı. Başörtüsü gerekçesiyle derslere alınmayan, kampüslerde ötekileştirilen, güvenlik güçleri eşliğinde üniversite kapılarından çıkarılan genç kızların yaşadığı travma, bu ülkenin ortak yarasına dönüştü. Bu süreci yaşayan herkes için 28 Şubat, takvim yaprağında bir tarih olmaktan çok daha öte anlamlar taşımaktadır.

Tüm unvanlarımdan sıyrılarak, bu süreci bizzat yaşamış bir kadın olarak konuşuyorum. Boğaziçi Üniversitesi yıllarında eğitim hakkı engellenmiş, iş başvuruları başörtüsü nedeniyle geri çevrilmiş bir genç kadın olarak, 28 Şubat’ın nasıl bir iklim oluşturduğunu yakından biliyorum. İşverenler özgeçmişime ilgiyle yaklaşırken, başörtümü gördükleri anda kararlarını değiştiriyorlardı. 

Ne yazık ki, Türkiye’nin dört bir yanında binlerce genç kadın, aynı adaletsizliği farklı biçimlerde yaşadı. Mesele yalnızca kadınlarla sınırlı kalmadı. İnancını özgürce yaşamak isteyen herkes, fişleme, soruşturma ve meslekten ihraç gibi baskılarla karşı karşıya bırakıldı.

Kıymetli katılımcılar, Cumhuriyet tarihimiz, fedakârlıklarıyla destanlaşan kadınların hikâyeleriyle doludur. 

İstiklal mücadelesinde cepheye lojistik destek sağlayan, kadınları örgütleyen Hafız Selman İzbelli hanımı, başörtüsü nedeniyle Meclis’e almayan zihniyet; ondan onlarca yıl sonra iktidara geldiğinde, inancını yaşamak isteyen milyonlarca kişinin özgürlüğüne yeniden ket vurdu.

Bugün, maalesef üzülerek görüyoruz ki, bu şekilci, köhne anlayışa sahip olanlar, okullardaki Ramazan sevincini yaşayan öğrencilerimizden ve geleneklerimizi yaşatan Mihalgazi Belediye Başkanımızın kıyafetinden rahatsız oluyor, bir kısmı da kalkıp bildiriler imzalıyor... 

Kendi öz kültürü ve manevi değerlerini yaşamak ve yaşatmak isteyenlerin hayat tarzlarının hedef alınması, vesayetçi anlayışın zihinlerde hâlâ diri olduğunu açıkça göstermektedir.

Bu ülke, vesayet düzenine karşı güçlü bir demokrasi mücadelesi verdi. Meclis’te 411 milletvekilinin oyuyla, vesayetçi anlayışa karşı kalkan ellerle kabul edilen anayasadaki değişiklik, millet iradesinin kararlılığını simgeleyen tarihî bir dönüm noktası oldu.

İşte bu süreci hafızalarımızda diri tutmak adına AK Parti İstanbul İl Kadın Kolları Başkanlığımız tarafından hazırlanan “Yüzyılın İmzası” sergisinin “411 El” eseri Galata Kulesi önünde sergilendi.

Bugün ise 28 Şubat’ın üniversite kapılarında yarım bıraktığı hayatları anlatan ikinci eseri sergilemek üzere Beyazıt Meydanı ve Marmara İlahiyat Fakültesi önündeyiz. 

Üniversite kapılarından çevrilen kızları temsilen toplanan başörtülerini tek tek dikerek birleştirdik ve tek bir başörtüsü hâline getirdik. Bu başörtülerini ise kadınların o kapılarda dik duruşlarını anlatmak adına direklerde dalgalandırdık. Eserin altında yer alan “Gelişime Engel Değil” ifadesi de yıllar önceki sessiz direnişi ilk günkü heyecanıyla bizlere hatırlatıyor.

2013 yılında, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde kamuda başörtüsü yasağının kaldırılmasıyla, eşit yurttaşlık anlayışı tüm alanlarda güç kazandı. Eğitimden çalışma hayatına, kamudan bürokrasiye kadar her sahada özgürlük iklimi kök saldı. 29 yıl önce eğitimden ve çalışma hayatından men edilen bizim gibi başörtülü kadınlarla birlikte bugün ülkemizde tüm kadınlar; İHA ve SİHA’ların üretiminden nükleer araştırmalara, kanser tedavisinden siyasete kadar her alanda bilgisiyle, emeğiyle ve kimliğiyle vatanımıza katkı sunmaktadır. 

Bizler de AK Parti Kadın Kolları olarak, 28 Şubat’ın yıl dönümünde, eğitim hakkı engellenen, mesleğinden uzaklaştırılan ve inancı nedeniyle ayrımcılığa maruz bırakılan tüm vatandaşlarımızın yaşadığı mağduriyetleri unutmuyoruz. Bilakis hiçbir vesayet girişiminin bu millete karanlık günler yaşatmasına izin vermeyeceğimizi; hukuku, demokrasiyi ve milli iradeyi kararlılıkla koruyup, savunacağımızı önemle vurguluyoruz.

Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, evlatlarımıza bir daha 28 şubatları yaşatmamak, daha müreffeh bir ülke ve geleceğe umutla bakabilecekleri bir Türkiye bırakabilmek için durmaksızın çalışıyoruz.